Prof. Dr. İdris Bostan Konferans: “Osmanlı Akdenizi” (Türk Ticaret Tarihi Sempozyumu)

Prof. Dr. İdris Bostan- Türk Deniz Ticareti Tarihi Konferansı.mp4_003224371

Prof. Dr. İdris Bostan, Amiral Lütfü Sancar’dan plaket alırken

Prof. Dr. İdris Bostan 27-28 Mayıs 2016 tarihinde düzenlenen “8. Türk Ticaret Tarihi”  sempozyumunda “Osmanlı Akdenizi” başlıklı bir konferans verdi.

Konferansın videosu için tıklayınız.

Notlar

  • İdris Bostan’ın Akdeniz’deki Osmanlı faaliyetlerini “Osmanlı Akdenizi” başlığıyla kavramsallaştırarak çeşitli organizasyonlarda verdiği konferanslarda öncelikle Osmanlı Türklerinin denizlere verdiği önemden bahsetmektedir. Sanılanın aksine Türkler göçebe bir halk değil, tıpkı Roma ve Bizans gibi bir imparatorluk düzeni çerçevesinde egemen oldukları coğrafyalarda varlıklarını pekiştirmek için deniz gücünden faydalanmışlardır. Hatta bunun için Cezayir-i Bahr-i Sefid eyaletini kurmuşlardır. 1534’te kurulan eyalet Akdeniz’e yönelik bir kaptanpaşalık şeklinde örgütlenmişti.
  • Bostan’a göre, Akdeniz egemenliğinin nüveleri Karadeniz başta olmak üzere iç denizlerdeki egemenlikle mümkün olmuştur. Çünkü büyük denizlerde iddia sahibi olmak için bir hazırlık safhası gerektirmektedir.
  • Bostan, Fransızların bir “Fransız Akdenizi” kitabı çıkardıklarını belirtmektedir. Tarihçiler derinlemesine arşiv çalışmaları yaparlarsa malzeme olarak “Osmanlı Akdenizi” kavramsallaştırılması daha çok kaynaklara sahiptir. Osmanlı arşiv belgeleri hakkıyla okunup anlaşılırsa Osmanlı tarihi daha net anlaşılabilir. Avrupalı tarihçilerin sağlam verileri alınmalı ve Osmanlı arşiv belgeleriyle beraber takip ederek değerlendirilmelidir.
  • Batıda yapılan çalışmaların pek çoğu Osmanlı tersanesini, Osmanlı denizciliğini, etki alanlarını, Akdeniz’deki güç dengelerine rolünü tam olarak açıklayamaz. Bostan, Akdeniz’de Osmanlı tersanesinin Venedik tersanesinden sonra ikinci büyük tersane olduğu ya da Osmanlıların yine Akdeniz’de deniz üslerinin bulunmadığı gibi anlatıları Osmanlı kaynakları tarafından doğrulanmadığını belirtir. Divan-ı hümayun mühimme defterleri, Osmanlı donanmasının yaz ve kış tersanlerin sürekli faaliyette olduklarını gösterir.
  • Bugünkü tersaneyi Yavuz Sultan Selim kurdu, Kanuni Sultan Süleyman ise genişletti.
  • Venedik, Osmanlı denizcilik faaliyetlerini en iyi izleyen devletti. 1 hafta içinde Venedik’e haber gönderebiliyorlardı. Venedik’ten istihbarat olmak isteyen Avrupa devletleri Venedik’te ikamet elçilikleri kuruyordu. Bostan, burada Avrupa diplomasisinin gelişmesinde Osmanlı etkisi olduğu çıkarımında bulunmaktadır.
  • Osmanlı Akdenizi kavramsallaştırılması için iki büyük ismin rolü vardır: Barbaros Hayreddin Paşa ve Kanuni Sultan Süleyman’dır. 1538 Bender Kitabesi Osmanlı gücünün sınırlarını net bir şekilde çizer. Hem donanma 2 ayrı denizde seferdedir hem de ordusu sefere çıkmıştır. Aynı anda bir çok yerde faaliyet gösteren bir ordu ve donanma organizasyon, lojistik ve mobilizasyon gibi pek çok süreci gerektirdiğinden dikkate değerdir.
  • Osmanlı Devleti ile Venedik zaman zaman savaşsa da özellikle Venedik uzun süren bir savaşta ekonomik olarak zarara uğradığı için derhal anlaşma yoluna giderek ticaretin sürekliliğini sağlamak istemekteydi. Osmanlılar coğu zaman müttefikleri Fransa ile Venedik arasında iyi ilişkileri teşvik etmek isterdi. Venedik ile İspanya ittifakındansa Osmanlıların Venedik-Fransa-Osmanlı ittifakını tesis etmek istedikleri anlaşılmaktadır.
  • Korsanlık anlaşılmadan Akdeniz’deki mücadeleyi anlamak zordur. Bu sırf bir yağma ve haydutluk faaliyetinden daha ötedir. “Harami leventler” olarak Osmanlı literatüründe korsanlık tanınmış ve ahidnamelerdeki deniz hukukunun unsurlarından biri olmuştur. Osmanlılar denizleri “dost ve müttefik olanlar” ve “düşman” olanlar olarak ayırır. Özellikle dostluk ve anlaşma sahibi olan bir devlet Osmanlılarla bu hukuk çerçevesinde ilişki kurardı. Bu ahidnameler mutlaka madde madde incelenmelidir.  Akdeniz’de gemi dolaştırmak, ticaret yapmak mesela İngiltere için bu ahidname sayesinde olmuştur.
  • Deniz ticareti de Osmanlıların egemenlik stratejisinin bir parçasıydı. 16. yüzyılda tonaj itibariyle Osmanlı gemileri kapasite bağlamında daha üstündü. Osmanlı arşivlerinde araştırma grupları oluşturarak Osmanlı Akdenizi bağlamında nasıl bir ticari faaliyet olduğu ortaya konulabilir.

Sempozyum programı için tıklayınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir