Prof. Dr. Mübahat Solmaz Kütükoğlu Onuruna Saygı Günü Düzenlendi

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mübahat Solmaz Kütükoğlu Onuruna Saygı Günü, 29 Mart 2017 tarihinde İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası Mavi Salon’da düzenlendi.

Duayen tarihçi onuruna düzenlenen programa konuşmacı olarak İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Prof. Dr. İdris Bostan, Prof. Dr. Arzu Terzi, Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Zeynep Tarım katıldılar.

“Bir Hoca Kendi Geleneğini Oluşturabiliyorsa Hoca Olmayı Hak Eder”

Kürsüye ilk olarak konuşmasını yapmak üzere Prof. Dr. İdris Bostan geldi. Prof. Dr. Bostan, “Bugün hepimiz için çok önemli bir gün. Öncelikle üzerimizdeki emeği için Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu hocamıza çok teşekkür ederim. Kendisinden çok şey öğrendik. Kendisi bizi sadece ilmi olarak etkilemedi, hayata bakışımızı da değiştirdi. Kendisini her zaman dikkatle takip etmeye çalıştım. Eğer bir hoca kendi geleneğini oluşturabiliyorsa ve ufuk açıyorsa hoca olmayı hak eder. Hocalarımızdan aldığımız doğruları öğrencilerimize aktarabilirsek ne mutlu. Mübahat hocamıza şahsım ve meslektaşlarım adına bir kez daha teşekkür ederim” dedi.

“En Sıkıntılı Dönemler İlimle Uğraştıkça Düzeliyor”

Prof. Dr. Arzu Terzi ise konuşmasında Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu’nun ilmi çalışmaları kendisine bir yaşam tarzı haline getirdiğini vurgulayarak, “Bugün burada Mübahat hocamı anlatmanın heyecanı içindeyim. Zorluklarla mücadele etmeyi hocamızdan öğrendik. En sıkıntılı dönemlerin bile ilimle uğraştıkça iyiye gideceğini de hocamızdan öğrendik. Mübahat hocamız tanıdığım en prensipli, en titiz ve en çalışkan hocamız. Kendisine huzurunuzda teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Bazı İnsanlar ve Bazı Portreler Tarafından Takdir Edilmek Her Kula Nasip Olmaz”

Prof. Dr. İlber Ortaylı ise konuşmasına şu sözlerle başladı: “Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu hoca bize, Türk bilginlerine, Türk tarihçilerine Osmanlı Diplomatikası üzerindeki çok teferruatlı, çok yaygın ve kendisinden evvelki yabancı bilginleri aşan bir eseri hediye etti. Bu bizim abide bir eserimizdir. Türklerin kendi vesikalarını, bürokrat dedelerinin ve imparatorluk geleneğinin namusunu kurtaran, ona sahip çıkan evlatlar olduklarını gösteren bir çalışmadır. Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu hocamızın hiç talebesi olmasak da, hatta belki aynı çatı altında çalışmasak da, onun tarafından takdir edilmek ve en azından onun eserlerinde zikredilmek bambaşka. Çünkü bazı insanlar ve bazı portreler tarafından takdir edilmek her kula nasip olmaz.”

Prof. Dr. İlber Ortaylı konuşmasına şu şekilde devam etti: “İnsanlar vardır yeryüzüne gökten inmiş ilahlar gibidirler. Onlardan mükemmeli yoktur. Buna önce aileleri onları inandırır. Sonra kendileri inanır ve ondan sonra herkesi inandırmaya çalışırlar. İnsanlar vardır onlar da herkesi megaloman ve küstah yapmaya yararlar. Zavallıdırlar, cahildirler ve hak etmedikleri yerlere gelmişlerdir. Gençler böyle hocaları gördükçe dünyayı kolayından fethetmeye çalışırlar. Ama çok az sayıda insan vardır ki onlar insanlara sadece hürmet aşılarlar. Herkes onları görerek eksiklerini tamamlamaya çalışır. Mübahat hocamın bu kategorideki hocalardan olduğunu belirtmek isterim. Mübahat hocamıza çok teşekkür ediyorum ve inşallah uzun yıllar bize çığır açıcı, yol gösterici eserler gösterir.”

“Hocamızın Derslerini Gönüllü Olarak Takip Etmeye Başladım”

Prof. Dr. Zeynep Tarım ise konuşmasında Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu ile tanışmasından ve yaptıkları çalışmalar ile seminerlerden bahsetti. Prof. Dr. Tarım, “Hocamızın derslerini gönüllü olarak takip etmeye başladım. Ben Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Ana Bilim Dalı’na hocamın isteği ile intikal ettim. Gönderdiğim tüm metinleri çok kısa sürede kontrol edilmiş olarak geri gönderirdi. Mübahat hocamıza kürsümüz, tarih ilmine olan katkıları ve bize yol gösterdiği için çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Üniversitemizi Büyük Yapan Bulundurduğu ve Yetiştirdiği Değerlerdir”

İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak ise konuşmasına böyle güzel bir günde bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu belirterek başladı. Prof. Dr. Mahmut Ak, “İstanbul Üniversitesi yükseköğretimin merkezidir. Üniversitemizi büyük yapan ise bulundurduğu ve yetiştirdiği değerlerdir. Bu kapıdan girdiğimiz ilk andan itibaren İstanbul Üniversiteli olmanın hazzını yaşıyoruz. Bu duyguların daha da gelişmesi için bu gibi toplantıları gelenek haline getirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Genç araştırmacıların da Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu’nu örnek almaları gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mahmut Ak, “‘Yorgunluk’ ilim dünyası için zikredilmeyecek bir kelimedir. Değerli Mübahat hocamız da ne mutlu ki bugün burada olmayı kabul etti ve bu şekilde bir araya geldik” dedi.

“Bir Hoca İçin En Mutlu Şey Öğrencilerinin Üzerinde İzler Bırakabilmek”

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Mübahat Solmaz Kütükoğlu kürsüye geldi. Prof. Dr. Kütükoğlu, “Emekli olduktan 18 yıl sonra böyle bir toplantı beni son derece bahtiyar etti. İnsan sonuna kadar çalışır ve elinden geleni yaparsa karşılığını mutlaka alır. Bir idealiniz varsa ve sonuna kadar çalışıyorsanız ona mutlaka ulaşıyorsunuz” dedi.

Öğrencilere hayatta mutlaka bir gayeleri olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Kütükoğlu, “Hayatta gayeleriniz için çalışın. Tarihçi olmaya ortaokulda karar verdim ve hayatımda hiç pişman olmadım. Üstelik ikinci defa dünyaya gelsem yine aynı mesleği seçerdim” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Kütükoğlu konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bir hoca için en mutlu şey yetiştirdiği talebeleri belli mevkilerde görmek ve onların üzerinde ayrı ayrı izler bırakabilmektedir.”

Prof. Dr. Mübahat Solmaz Kütükoğlu’nun konuşmasının ardından İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından kendisine teşekkür belgesi ve plaket takdim edildi.

Program, toplu hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından Prof. Dr. Mübahat Solmaz Kütükoğlu onuruna düzenlenen kokteyl ile sona erdi.

Kaynak

Mübahat Kütükoğlu Belgeseli için tıklayınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir